Tulsa King İncelemesi: Stallone’un Mafya Babası Sürgünde
· · Film Ekibi
Bir mafya babası düşünün. 25 yıl hapiste yatmış, sadakatinden hiç şüphe etmemiş. Kapı açılıyor, özgürlüğe adım atıyor ve patronu onu bir “teşekkür”le karşılıyor: “Artık New York’ta sana yer yok. Tulsa’ya gideceksin.” İşte Tulsa King‘in (Tulsa King) çıkış noktası bu. Sylvester Stallone’un canlandırdığı Dwight Manfredi, nam-ı diğer “The General”, bu sürgünü bir ceza olarak değil, bir fırsat olarak görüyor. Oklahoma’nın ortasında, elinde hiçbir şey yokken, sıfırdan bir imparatorluk kurmaya karar veriyor.
Taylor Sheridan’ın yarattığı dizi, ilk olarak 13 Kasım 2022’de Paramount+’ta yayınlandı ve kısa sürede platformun en çok izlenen yapımlarından biri haline geldi. İlk sezon, 3.36 milyar dakikalık izlenme süresiyle Sheridan’ın en çok izlenen dördüncü dizisi oldu. İkinci sezon ise Paramount+ tarihinde bir dizinin prömiyer gününde en çok izlendiği rekoru kırdı. 2026 itibarıyla dizi dördüncü sezonuna girdi ve hâlâ ayakta; ama perde arkasındaki sorunlar, bu ayakta kalışın ne kadar sağlıklı olduğunu sorgulatıyor.
Bu incelemede dizinin neden bu kadar sevildiğini, Stallone’un performansının bu sevginin neresinde durduğunu ve dördüncü sezonun gölgesinde büyüyen prodüksiyon krizini spoiler vermeden tartışacağım. Çünkü Tulsa King, sadece bir “mafya dizisi” değil; aynı zamanda bir “star vehicle” ve bir “marka yönetimi” hikâyesi. Hazırsan başlayalım.
Tulsa King Hakkında Genel Bilgiler
Tulsa King, Yellowstone ve Sicario gibi yapımlarla tanınan Taylor Sheridan tarafından yaratıldı. Ancak Sheridan, dizinin showrunner’lığını hiç üstlenmedi. İlk sezonun showrunner’ı, The Sopranos ve Boardwalk Empire gibi dizilerden tanıdığımız Terence Winter’dı. Winter, birinci sezonun ardından ayrıldı; ikinci sezon fiilen showrunner’sız ilerledi ve yönetmen Craig Zisk bu görevi gayri resmi olarak üstlendi. Üçüncü sezon Dave Erickson’ın showrunner’lığında çekildi; ama Erickson ile Stallone arasında “yaratıcı sürtüşme” yaşandığı raporlandı. Dördüncü sezon ise showrunner olmadan başladı.
Dizinin yayın platformu Paramount+. İlk sezon 9 bölüm, sonraki sezonlar 10 bölüm. IMDb’de 7.9/10 (122 bin oy), Rotten Tomatoes’ta %79 (47 eleştirmen) ve Metacritic’te 65/100 (28 eleştirmen) puanlarına sahip. Bu puanlar, dizinin “eleştirmenlerden çok, izleyicilerden” daha fazla ilgi gördüğünü gösteriyor. Ama aynı zamanda, “kötü” değil, “yeterli” bir yapım olduğunu da… Dizinin en büyük kozu, tartışmasız bir şekilde Stallone.
Konu ve Temalar: Sürgün, İkinci Bahar ve “Eski Köpeğe Yeni Numara”
Dwight Manfredi, 25 yılını hapiste geçirmiş bir mafya askeri. Çıktığında, patronu Invernizzi ailesi onu New York’ta istemiyor. Tulsa’ya “sürgün” ediliyor. Ama Dwight, bu sürgünü bir “emeklilik” olarak değil, bir “yeniden başlangıç” olarak görüyor. Tulsa’da, yerel bir barı üs edinip, etrafına “kendi takımını” toplamaya başlıyor: Bir şoför (Tyson), bir eski mafya üyesi (Armand), bir at ahırı çalışanı (Spencer) ve bir dizi “sıradan” insan.
Dizinin tematik olarak dokunduğu en ilginç nokta, “yaşlılık” ve “aidiyet”. Dwight, 70’li yaşlarında bir adam. Ama hâlâ “eski usul” bir mafya babası gibi düşünüyor. Modern dünyayla, gençlikle, teknolojiyle ve değişen suç anlayışıyla uyum sağlamaya çalışıyor. Bu, hem komik hem de hüzünlü anlar yaratıyor. Dizinin “komedi” tarafı, tam olarak bu “uyumsuzluk”tan besleniyor.
Bir diğer tema, “aile”. Dwight’ın biyolojik ailesiyle (kızıyla) olan ilişkisi, seçtiği “yeni ailesi”yle (Tulsa’daki ekibiyle) paralel ilerliyor. Dizi, “kan bağı” ile “sadakat bağı” arasındaki gerilimi işliyor. Ama bu temayı derinleştirmek yerine, genellikle “yüzeysel” bir şekilde dokunup geçiyor. The Sopranos gibi bir “mafya ailesi” draması beklemeyin; Tulsa King daha çok “yaşlı bir kurdun yeni bir sürü kurma” hikâyesi.
Karakterler ve Oyunculuk: Stallone’un Şovu (ve Diğerleri)
Sylvester Stallone (Dwight “The General” Manfredi): Stallone, bu rolü “kariyerinin en rahat performansı” olarak tanımlıyor. Dwight, onun “Rocky” ve “Rambo” gibi ikonik karakterlerinden farklı. Daha “konuşkan”, daha “esprili”, daha “kırılgan”. Stallone, bu kırılganlığı “zayıflık” olarak değil, “yaşanmışlık” olarak oynuyor. Eleştirmenlerin büyük çoğunluğu, Stallone’un performansını dizinin “en güçlü” unsuru olarak gösteriyor. Hatta Entertainment Weekly, diziyi “Grumpy Old Grand Theft Auto” (Huysuz İhtiyar Büyük Oto Hırsızlığı) olarak tanımlamış. Bu tanım, Stallone’un “huysuz ama sevimli” Dwight yorumunu çok iyi özetliyor.
Martin Starr (Bodhi): Starr, Silicon Valley‘den tanıdığımız, “deadpan” mizahın ustası. Bodhi, Dwight’ın “eski usul” dünyasına “yeni usul” bir bakış getiriyor. Bir “at ahırı” işletiyor, ama aynı zamanda “esrar” satışıyla da ilgileniyor. Starr, bu “sakin ama tehlikeli” dengeyi iyi kuruyor.
Jay Will (Tyson): Will, genç ve yetenekli bir oyuncu. Tyson, Dwight’ın şoförü ve “gözü kulağı”. Will, Tyson’ın “sadakat” ile “kendi hayatını kurma” arasındaki çatışmasını, abartıya kaçmadan oynuyor. İkinci sezonda Tyson’ın hikâyesi biraz daha derinleşiyor; bu, Will’in performansına da yansıyor.
Max Casella (Armand Truisi): Casella, The Sopranos ve Boardwalk Empire‘dan tanıdığımız bir isim. Armand, Dwight’ın “eski dünyadan” tek bağlantısı. Ama aynı zamanda, Dwight’a “ihanet” etme potansiyeli taşıyan bir figür. Casella, bu “ikircikli” hali çok iyi taşıyor.
Dana Delany (Margaret Devereaux) ve Andrea Savage (Stacy Beale): İki güçlü kadın oyuncu, Dwight’ın “duygusal” dünyasını temsil ediyor. Delany, “at çiftliği” sahibi Margaret olarak Dwight’a “sakin” bir liman sunuyor. Savage ise ATF ajanı Stacy olarak, Dwight’la “tehlikeli” bir ilişki yaşıyor. Bu iki karakter, dizinin “romantik” tarafını oluşturuyor; ama maalesef, bu taraf da “yüzeysel” kalıyor.
Yönetmenlik ve Görsel Dünya: Tulsa’nın “Sıradanlığı”
Dizinin görsel dili, Taylor Sheridan’ın diğer işlerinden (özellikle Yellowstone) farklı. Yellowstone, “görkemli” manzaralar ve “epik” geniş açılarla çalışırken, Tulsa King daha “sıradan” ve “gündelik” bir estetik benimsiyor. Tulsa’nın “sıkıcı” ve “geniş” coğrafyası, Dwight’ın “sürgün” hissini güçlendiriyor. Kamera, genellikle “el kamerası” hissi veren, “yakın” ve “samimi” bir tarzda çalışıyor. Bu, diziyi “büyük” bir mafya destanından çok, “küçük” bir “yeniden başlangıç” hikâyesine yaklaştırıyor.
Müzik konusunda dizi, “country” ve “blues” tonlarını kullanıyor. Ama jenerik sonrası aklınızda kalan bir tema yok. Müzik, “atmosfer” yaratmaktan çok, “sahneyi doldurma” işlevi görüyor.
Senaryo ve Anlatım Tekniği: “Bölüm Bölüm” Bir İmparatorluk
Dizinin anlatım yapısı, “episodik” bir ilerleme üzerine kurulu. Her bölümde Dwight, yeni bir “düşman” veya yeni bir “ortak” ediniyor. Bu, ilk sezon için “taze” ve “eğlenceli” bir ritim yaratıyor. Ama ikinci sezondan itibaren, bu formül “tekrara” düşmeye başlıyor. Dwight bir sorunla karşılaşıyor, “eski usul” yöntemlerle çözüyor, bir sonraki soruna geçiyor. Bu döngü, bir süre sonra “öngörülebilir” hale geliyor.
Diyaloglar, dizinin en güçlü yanlarından biri. Özellikle Dwight’ın “iğneleyici” ve “eski kafalı” replikleri, Stallone’un ağzından “zehirli” bir şekilde çıkıyor. Ama senaryo, “derinlik” konusunda “temkinli”. Karakterlerin “geçmişine” ve “iç dünyasına” dair çok az şey öğreniyoruz. Dizi, “eğlence”yi “derinlik”in önüne koyuyor. Bu bir tercih; ama bu tercih, diziyi “iyi”den “unutulmaz”a taşımaya yetmiyor.
Çekim Perde Arkası ve İlginç Detaylar: Kaosun Gölgesinde Bir Dizi
Tulsa King‘in perde arkası, en az dizinin kendisi kadar “dramatik”. Dördüncü sezonun çekimleri, büyük bir “kaos” içinde başladı. Çekimlerin başlamasından sadece bir hafta önce, 26 mürettebat üyesi işten çıkarıldı. Bu isimler arasında, Stallone’un dublörü ve dizi boyunca “stunt koordinatörü” olarak çalışan Freddie Poole da vardı. Poole, yaptığı açıklamada, “101 Studios’un showrunner gibi davrandığını” ve bunun “kendisi için bir uyarı işareti” olduğunu söyledi.
Dizinin showrunner konusundaki “kaotik” geçmişi, bu krizi daha da derinleştiriyor. Terence Winter (1. sezon) ayrıldıktan sonra, dizi hiçbir zaman “istikrarlı” bir yaratıcı lidere sahip olamadı. Dave Erickson (3. sezon) ile Stallone arasında “yaratıcı sürtüşme” yaşandığı raporlandı. Dördüncü sezonda ise “showrunner” rolü, fiilen 101 Studios yöneticisi Scott Stone’a kaldı. Bir stüdyo yöneticisinin “showrunner” gibi davranması, Hollywood’da “olağan dışı” bir durum.
Bir diğer ilginç detay: Stallone’un kızı Scarlett Rose Stallone, dizide “Spencer” adlı at ahırı çalışanını canlandırıyor. Stallone, kızının rolü “nepotizm” sayesinde aldığını açıkça kabul etmiş: “Evet, nepotizm. Bu yüzden ebeveyniz ya. Çocuklarımız için en iyisini isteriz.” Bu açıklama, hem “dürüst” hem de “tartışmalı”. Ama dizinin “aile” teması düşünüldüğünde, bu “gerçek hayat” detayı, hikâyeye tuhaf bir “meta” katman ekliyor.
Artılar ve Eksiler
Artılar:
- Sylvester Stallone’un “huysuz ama sevimli” Dwight performansı; dizinin taşıyıcı unsuru.
- Martin Starr, Jay Will ve Max Casella gibi isimlerin “uyumlu” kadro katkısı.
- “Yaşlı mafya babası”nın modern dünyayla uyumsuzluğundan doğan “kuru” mizah.
- Tulsa’nın “sıradan” coğrafyasının, “sürgün” temasını görsel olarak desteklemesi.
- İlk sezonun “taze” ve “eğlenceli” temposu; Paramount+ için rekor kıran izlenme rakamları.
Eksiler:
- Senaryonun ikinci sezondan itibaren “tekrara” düşmesi ve “öngörülebilir” hale gelmesi.
- Yan karakterlerin (Bodhi, Tyson, Armand) potansiyellerinin yeterince kullanılmaması.
- Showrunner değişiklikleri ve dördüncü sezonun “lidersiz” başlaması; yaratıcı istikrarsızlık.
- “Derinlik”ten çok “eğlence”ye odaklanması; The Sopranos gibi bir “mafya draması” bekleyenler için yetersiz.
- Rotten Tomatoes’ta %79, Metacritic’te 65 gibi “ılımlı” puanlar; dizinin “keskin” olmaktan çekinmesi.
Eleştirmen ve İzleyici Tepkileri
Dizi, eleştirmenlerden “karışık” ama “Stallone odaklı” yorumlar almış durumda. Rotten Tomatoes’ta %79 (47 eleştirmen), Metacritic’te 65 (28 eleştirmen). The Guardian‘dan Lucy Mangan, dizinin “komedi” tarafını övmüş, ama “yenilikçi” olmadığını belirtmiş. The Hollywood Reporter‘dan Daniel Fienberg ise Sheridan ve Winter’ın “komedi yazmakta güçlü olmadığını” söylemiş. IndieWire‘dan Ben Travers ise diziyi “daha az ciddi” ve “Sheridan’ın diğer işlerine göre bir nefes molası” olarak tanımlamış.
İzleyici tarafında ise tablo daha “olumlu”. IMDb’de 7.9, Ekşi Sözlük’te ise “akıcı”, “keyifli” ve “Stallone için bile izlenir” gibi yorumlar öne çıkıyor. Bir Ekşi yazarı, “Son zamanlarda bu kadar keyifli, ara ara kahkaha atarak izlediğim başka bir dizi olmadı” demiş. Türk izleyici, diziyi “ağır” bir mafya draması değil, “hafif” ve “eğlenceli” bir “yaşlı kurt” hikâyesi olarak görüyor. Bu, dizinin “hedef kitlesi”ni de gösteriyor: “Derinlik” değil, “keyif” arayanlar.
Kimler İzlemeli, Kimler İzlememeli?
İzlemeli:
- Sylvester Stallone hayranları.
- “Yaşlı ama hâlâ tehlikeli” karakterlerin hikâyelerini sevenler.
- Taylor Sheridan’ın “evrenine” (Yellowstone, Mayor of Kingstown) ilgi duyanlar.
- Hafif, eğlenceli ve “bölüm bölüm” izlenebilecek bir suç dizisi arayanlar.
- “Mafya” temasını “ağır dram”dan çok “kuru mizah”la işleyen yapımlardan hoşlananlar.
İzlememeli:
- The Sopranos veya The Wire gibi “derin” ve “katmanlı” bir mafya draması bekleyenler.
- Yan karakterlerin “derinlemesine” işlenmesini isteyenler.
- “Showrunner” krizleri ve “istikrarsız” yapımlardan rahatsız olanlar.
- Hızlı tempolu, “aksiyon” dolu bir dizi arayanlar.
Benzer Diziler ve Alternatifler
Tulsa King‘i sevdiyseniz veya farklı bir açı arıyorsanız:
Lilyhammer (2012-2014): Steven Van Zandt’ın canlandırdığı bir mafya üyesinin Norveç’e sürgün edilmesini konu alan komedi-drama. Tulsa King‘in “sürgün” temasına en yakın dizi.
Get Shorty (2017-2019): Chris O’Dowd’un canlandırdığı bir gangsterin Hollywood’da “yeni bir hayat” kurma çabası. “Eski köpeğe yeni numara” temasını “eğlenceli” bir dille işliyor.
Barry (2018-2023): Bill Hader’ın canlandırdığı bir tetikçinin “oyunculuk” hayali. Tulsa King‘den daha “karanlık” ama “uyumsuzluk” mizahı açısından benzer.
Daha fazla suç dizisi incelemesi için hdfilmizle.tr’deki suç dizileri arşivine göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tulsa King kaç sezon?
2026 itibarıyla 4 sezon. İlk üç sezon 9-10 bölümden oluşuyor. Dördüncü sezon 16 Ekim 2026’da başladı.
Dizinin yaratıcısı kim?
Taylor Sheridan. Ancak Sheridan, dizinin showrunner’lığını hiç üstlenmedi.
Başrolde kim var?
Sylvester Stallone, Dwight “The General” Manfredi’yi canlandırıyor.
IMDb ve Rotten Tomatoes puanı kaç?
IMDb’de 7.9/10 (122 bin oy), Rotten Tomatoes’ta %79 (47 eleştirmen), Metacritic’te 65/100 (28 eleştirmen).
Dizi nerede çekiliyor?
İlk sezon Oklahoma City, Tulsa ve Bethany’de çekildi. Dördüncü sezon Atlanta’da çekiliyor.
Tulsa King’i nerede izleyebilirim?
Paramount+ platformunda. Güncel bilgiler için hdfilmizle.tr‘yi takip edebilirsiniz.
Dizinin ödülleri var mı?
10 adaylık bulunuyor. Bunlar arasında Emmy (stunt koordinasyonu), Critics’ Choice Super Awards, Saturn Awards ve Astra Awards adaylıkları var.
Puan
Tulsa King, ne olmak istediğini bilen bir dizi: Sylvester Stallone’un “huysuz ama sevimli” bir mafya babasını merkeze alan, hafif, eğlenceli ve “bölüm bölüm” izlenebilecek bir suç komedisi. Stallone’un performansı, dizinin taşıyıcı unsuru. Martin Starr ve Jay Will gibi isimler, ona iyi eşlik ediyor. Ama dizi, “derinlik” konusunda “temkinli”. Yan karakterlerin potansiyeli kullanılmıyor. Ve perde arkasındaki “showrunner” krizleri, dördüncü sezonun “lidersiz” başlamasına yol açtı. Bu, dizinin “istikrarını” tehdit ediyor.
hdfilmizle.tr Puanı: 7 / 10.
Stallone’un performansı ve “kuru mizah” için artı; “tekrar”a düşen senaryo ve yaratıcı istikrarsızlık için eksi. Eğer bir Stallone hayranıysanız ve “ağır” bir mafya draması değil, “keyifli” bir “yaşlı kurt” hikâyesi arıyorsanız, Tulsa King iyi bir seçim. Ama The Sopranos gibi bir “başyapıt” bekliyorsanız, beklentinizi “eğlenceli bir vakit geçirme” olarak ayarlayın.
Sen bu diziyi izlemeyi düşünüyor musun? Stallone’un “The General” performansı seni meraklandırıyor mu, yoksa “Bir mafya dizisi daha” diyenlerden misin? Yorumlarda buluşalım.
Daha fazla dizi incelemesi ve güncel yayın bilgileri için hdfilmizle.tr arşivine göz atmayı unutmayın.
